12 Eylül 2005

Mutlu yıllar Aydın!!!

Kızımın ve benim paylaşımlarımızın devam ettiği bu sayfalardan ikimizin de en büyük aşkı Aydın'ın doğumgününü kutlamakta geciktik ama üzgünüz aşkım, affet bizi ;)?
3 Eylül'de olması gereken doğumgününü biraz erkence 2 Eylül'de sadece çekirdek ailece kutlamak adına pastamızı üfledik...
Sürpriz organizasyonlarda başarısız olan bendeniz sabah iş için evden çıkarken aşkımın sabah mahmurluğunu kötü emellerime alet ederek kartlara el koydum ve pişmiş pişmiş o gün bütün borçları yatırmasını söyledim, iş çıkışı gidip de gerçekten çok beğendiğim ve içime sinerek seçtiğim saati bir güzel paketlettiğimde elimdeki kartın orada geçemediğini öğrenince suratımın aldığı hali görmeliydiniz, ama herhalde sahibine de çok acıklı baktım ki bana hediyemi götürebileceğimi, kartı sonradan da getirebileceğimi söylediğinde neredeyse boynuna atılıp yapışacaktım adama sevinçten... Çocuk gibi sevindirdi beni... Minik bir pasta alıp son hız eve gittim, herhalde plan yapsam kursam bu kadar güzel ilerlemezdi işler... Heyooo ki canım kocam ve kızım eve vardığımda akşamüstü uykusunda idiler, baba-kız uzanmışlar, kimbilir ne kadar tatlı rüyalardalar... 3 mumu yaktım, biri prensesim, biri aşkım, biri de ben... Odaya girdiğimde aşkım şok oldu kalkamadı bir süre, oysa benim tatlı cadım mumları görür görmez üfleyerek yanımıza bir koştu ki... O gözlerde uyku mahmurluğu felan nerdeee, cin cin bakışları, "üffff"lemesi... Sonra da hediyemi verdim (teşekkürler İbrahim Bey), içim kıpır kıpır, öyle mutlandım ki... Her doğumgünümüzün, her günümüzün böyle kol kola, yanak yanağa olması dileği ile...
BEN SİZİ ÇOK SEVİYORUM.
Bu aralar yaramazlıklarımız tam dozunda ve de aynen benim istediğim gibi, hep hayalini kurduğum şeyler oluyor çok şükür ki: Kızım makyaj çantamı alt üst edip her şeyi mıncıklıyor, ayakkabılarımı, terliklerimi giymek, eteklerimi üstüne geçirmek istiyor ve giydiğinde de salınarak yürüyor, oje sürdürüyor, sonra uzatıp uzatıp parmaklarını üflüyor, bebeğim hep böyle tatlı tatlı bak? Seni çok seviyorum kızım...
(Yukarıdaki fotoğraf Sude 2 aylıkken Didim'e gittiğimizde çekilmişti, Ağustos 2004, geceleri anne sütünü aldıktan sonra gazını babası çıkartırdı böyle omzunda ve bebeğim de sadece orada rahat ederdi, eve ilk döndüğümüzde hastahaneden odamıza girip de aşkım, Sude'yi kucağına aldığında çok net hatırlıyorum tam olarak kucağına cuk sığmıştı, şimdi ise bacakları taşıyor ve alıp o bacağı babasının koluna yaslıyor hala ilk günlerdeki gibi, ne de çabuk geçiyor günler, seni çok seviyoruz canım kızım.)

1 yorum:

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.